Babylon 5 Hakkında
J. Michael Straczinski, 1986 yılında Babylon 5′i yazmaya ilk başladığında bu kadar büyük bir gürültü koparacağını biliyor muydu acaba? Evet, amacı buydu belki ama B5 büyük ihtimalle JMS’nin bile tahminlerinin ötesinde tutmuş, zamanında Uzay Yolu’nun belirlediği ve artık eskimeye başlayan bilim-kurgu dizilerinin tarzını tümden değiştirmiştir. Bu yazıda, sizlere bu muhteşem diziden bahsedeceğim. Hazırsanız başlıyoruz:
Bölüm 1: Dizi olarak “Babylon 5″ nedir? Neden önemlidir?
1986 yılında yazımına başlanmıştır. Yazımı 7 yıl sürmüştür. Başından beri 110 bölüm olacağı bellidir. Bu yüzden çok sağlam bir olay örgüsü vardır. Teknoloji ve bilim üzerine değil, insan ilişkileri, politika ve entrikalar üzerine kuruludur. Pek çok dizinin aksine, büyük hatalar son dakikada önlenmez. O hatalar yapılır ve sonucunda milyonlar ölür. Pek çok dizinin aksine, karakterler sabit değildir. Yaşadıkları şeyler onları çok gerçekçi bir şekilde değiştirir.
Görüntü efektleri ilk sezon Video Toaster takılı Amiga 4000′ler tarafından gerçekleştirilmiş, daha sonra Pentium PC’ler ve DEC-Alpha iş istasyonlarının eklenmesiyle Yıldız Savaşları ölçeğinde savaşlar gerçekleştirmek mümkün olmuştur. Söz konusu teknolojiler, ilk kez Newton fizik yasalarının bir bilim-kurgu dizisinde kullanılmasına da olanak vermiştir (Firefly ve Battlestar Galactica da aynı özeni göstermiştir). Buna örnek olarak Babil 5 uzay üssünün yerçekimini sağlamak için kendi ekseni etrafındaki dönüş hızının gerçekçiliğini gösterebiliriz. Bu hız, dizinin hayranı olan bir fizikçi tarafından hesaplanmıştır. 35mm’ye, 16:9 formatında çekilmiştir.
Dizi uzun soluklu olduğu için, tüm karakterler için “açık kapılar” bırakılmıştır. Her karakterin diziden ayrılma ve diziye katılma bahaneleri, dizinin çekimlerinden önce belliydi ve pek çok kereler de kullanıldı (özellikle telepat konularında). Yine aynı sebepten dolayı, oyuncuların sette doğaçlama yapmaları kesinlikle yasaktı. Çok çok yerine oturan birkaç doğaçlama hareket haricinde (benim bildiğim bir tane var) duyduğunuz her espri, zekice yazılmış her replik JMS’nin keskin zekâsının ürünüdür.
Dizi yazıldıktan sonra Paramaount tarafından reddedilmiş, WB tarafından üstlenilmiştir. Ancak Paramaount, hemen hemen aynı dönemde Star Trek: DS9′un yayınına başlamıştır. JMS, DS9′un fikrinin B5′ten çalındığını, bunu dizinin yazarlarının değil ama Paramount yöneticilerinin kabahati olduğunu söylemekte ve bunu sağlam kanıtlarla desteklemektedir. Bu konuya daha sonra değineceğiz ancak şöyle bir gerçek var ki, televizyon tarihinde bir bilim-kurgu dizisi, ilk kez bu kadar uzun bir zaman dilimine yayılmış tek konu üzerine kurulmuştur. Bu durum DS9 haricinde pek çok diziye de ilham kaynağı olmuştur.
Bölüm 2: Babil 5 Evreni:
2.1: Kavramlar:
2.1.1: Temel kavram ve göndermeler: Her Otostopçunun Galaksi Rehberi’ndeki Babil Balığı gibi, dizideki uzay üssünün adının da Babil olması bir rastlantı değildir. Bu, Babil efsanesine göndermedir. Efsaneye göre insanlar Tanrı’yı görmek için bir kule yapmaya karar verirler. Tüm insanlar tek dil konuştuğu için de inşaat büyük bir hızla ve uyum içinde sürüyordu. İnşaatın sonlarına doğru Tanrı görülmek istemediğinden tüm işçilere ayrı bir dil verdi. Kimse birbirini anlamadığından kule tamamlanamadı. Dizide kimsenin Tanrı’ya ulaşmaya çalıştığı yok tabii. Ancak herkesin ayrı telden çaldığı da bir gerçek. Fark ettiyseniz, uzay üssü de oryantal hatlar taşıyan, yatay duran bir kuleye benzemektedir.
2.1.2: Çatışmalar: Savaş olan yerde mutlaka çatışan kavramlar da vardır. Diziyi 3 sezon boyunca iyi-kötü kavramlarının çatışması olarak izleyeceksiniz. Aslında çatışan kavramların ne olduğunu ve kimin kazandığını, 4. sezonun 6. bölümünde öğreneceksiniz. Dizi zevkinizi berbat etmemek için söylemiyorum, ama çok şaşıracaksınız.
2.1.3: Aşk ve cinsellik: Tek istisna hariç, Babil 5 evreninde aşk, yaşayan karakterlere her zaman acı çektirmiştir. Yine dizi zevkinizi berbat etmemek için kimler arasında ne yaşandığını söyleyemiyorum. Öte yandan, 4. sezonun 2. bölümünde aşk, kişiyi hayata bağlayan etkenlerden biri olarak sembolize edilmektedir. Cinsellik konusunda ise Babil 5, tarafsız bölgede kurulu olmasından mıdır nedendir bilinmez, tüm tercihlere eşit seviyede durmaktadır. Karakterlerden Susan Ivanova biseksüeldir. Minbari Büyükelçisi Delenn’in önce erkek olması, daha sonra değişim geçirerek kadın suretine bürünmesi düşünülüyordu. Aktris Mila Furlan’ın sesi kalınlaştırılarak erkek sesine benzetilecekti. Ancak teknolojik imkânsızlıklar yüzünden bu fikirden vazgeçildi. Değişim olayı ise farklı bir şekilde kullanıldı (BKZ: 1. sezon 22. bölüm: Koza). Bu yüzden pilot filmdeki (Toplantı/The Gathering) Delenn karakteriyle dizideki Delenn karakterinin görüntüsü farklıdır.
2.1.4: Dinler: Din, Babil 5 evreninde önemli bir yere sahiptir. Her ırkın en az bir dini vardır. Kimileri tek, kimileri çok tanrılı dinlere inanır. Kimleri bir tanrıdan çok evren kavramına inanır. Diziyse tarafsızlık politikasını dinler konusunda da korumaktadır. Kalabalık bir sahnede kamera soldan sağa giderken camiye kaç minare yapılacağı konusunda tartışan iki Müslüman’ın yanından geçip Yahudi bir karakter ekrana gelebilir. Bu tarafsızlık en çok 1. sezonun 5. bölümü olan “Rüyalar Meclisi”nde vurgulanmaktadır. Tüm ırkların dini inançlarını sergilediği bölümde, insanların hangi dini inançlarını sergilediğini görünce ağzınız açık kalacak ve bulunan çözümü çok beğeneceksiniz.
2.2: Babil 5 Uzay Üssü:
İnsanlığın Üçüncü Çağı’nın başlangıcı Dünya-Minbari Savaşı’nın 10 yıl sonrasıydı. Babil Projesi, gerçekleşen bir rüya gibiydi. Amacı, insanlarla yabancıların farklılıklarını bertaraf edecekleri bir yer yaratarak, olası savaşların önüne geçmekti. Diplomatlar, kanunsuzlar, müteşebbisler ve gezginler için bir uğrak yeri, evlerinden uzakta bir yuvaydı. İnsanlar ve yabancılar 2.500.000 ton ağırlığında dönen bir çeliğin içine tıkılmış, hiç bitmeyen bir gecenin içindeydiler. Burası tehlikeli olabilir. Ama barış için en son ve en büyük umudumuzdur. Bu, son Babil Uzay İstasyonu’nun hikâyesidir. Yıl 2258. Burası, Babil 5.
Babil 5′in ilk komutanı Jeffrey Sinclair tarafından söylenen yukarıdaki pasaj, Babil 5 uzay üssünü son derece iyi anlatmaktadır. Dünya-Minbari savaşı, insanların topyekûn sıykırımıyla sonuçlanmak üzereyken, Minbariler bitirici darbeyi vurmadan, gizemli bir sebepten dolayı teslim olmuşlardır (BKZ: In the Begining filmi). Her iki taraf da aynı şeylerin tekrarlanmasını istemediğinden Babil projesini gerçekleştirmişlerdir. İnşa eden insanlar olsa da, Minbariler üssün kurucu ortağı olarak insanlarla aynı haklara sahiptirler. İlk kurulan 3 Babil uzay üssü yapım aşamasında sabote edilmiş (BKZ: B5: Toplantı (pilot film – the Gathering yani), 1. sezon 15., 3. sezon 16-17. bölümler), Babil 4 ise açıldığı gün esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmuştur (BKZ: 1. sezon 20., 3. sezon 16 ve 17. bölümler). Nihayet Babil 5 uzay üssü hizmete açılmıştır. Tüm ırklar tarafından tarafsız bölge olarak tanınmıştır. Epsilon Eridani sisteminin 3. gezegeninin (Epsilon 3) yörüngesindedir. 8 km. uzunluğundadır. Üssün işletmesi, sivil otoritenin emrindeki askerî bir otoriteye, Dünya Kuvvetleri’ne aittir. Üs komutanı hem askeri vali, hem de büyükelçi statüsündedir.
2.2.1: Irklar:
Dizide tüm ırkların artıları ve eksileri var. Kimilerinin artıları, kimilerinin eksileri ağır basıyor. Hepsinin ortak tek noktasıysa, bölünmüş olmaları.
2.2.1.a: İnsanlar: Dünya’da sınırlar kaldırılmış. Gezegen, Cenevre’deki Dünya Kubbesi’nden idare ediliyor. Yine de eski alışkanlıklar kolay bırakılmadığından olacak, sınırların kaldırılmasına rağmen insanlık bölünmüş halde. Başta Mars olmak üzere dış koloniler, Dünya Birliği’nden ayrılmak istiyorlar. İnsanlığı bölen en büyük etkense, her zaman olduğu gibi güç ve iktidar hırsı. Gerçek hayatta Amerika’yı simgeliyorlar.
2.2.1.b: Minbariler: Minbariler, üçü de birbirine denk olan bir sınıf sistemi kullanıyorlar. Bu da yapıları itibariyle daha baştan bölünmüş oldukları anlamına geliyor. Savaşçı, işçi ve ruhban sınıfından oluşan yapının içinde de sürtüşmeler ve üstünlük kavgaları yaşanıyor. Gerçek hayatta Japonları ve Uzak Doğu kültürlerini simgeliyorlar.
2.2.1.c: Centauriler: Güç ve iktidar çekişmelerinin en belirgin olduğu ırk olan Centauriler’se ailelerin iktidar kavgaları nedeniyle bölünmüş durumdalar. Gerçek hayatta Avrupalılar’la Osmanlılar’ın karışımından oluşuyorlar.
2.2.1.d: Narnlar: Teknolojik olarak diğerlerinden daha geri olsalar da son derece hırslılar. Geçmişte esaret altında yaşamış olmalarından kaynaklanan bir intikam duyguları var ve sandıklarının aksine bundan tek nasibini alanlar Centauriler değil. Neyse ki G’Kar, geç de olsa bir takım şeylerin farkına varıyor. Narnlar’da biraz Sovyet havası var ve aslında tam olarak da bölünmüş sayılmazlar. Onları bölenler Centauriler.
2.2.1.e: Vorlonlar: Vorlonlar, uzaydaki en yaşlı ırklardan biri. Haklarında çok az şey biliniyor. Teknolojileri aşırı derecede gelişmiş. Zaman içerisinde çeşitli ırkları ziyaret etmişler (BKZ: 2. sezon 22. bölüm). Yine haklarında çok az şey bilindiğinden dolayı bölünmüş gibi görünmüyorlar, değil mi? Yine 4. sezon 6. bölümü bekleyin.
2.2.1.f: Bağımsız Gezegenler Topluluğu: Bu oluşum Avrupa Birliği’ni simgelemiyorsa ben de EgoMaster değilim. Hem birlikler, hem ayrılar. Hem müttefikler, hem düşmanlar. Aslında irili ufaklı ırkların, 4 büyük ırka karşı koyabilmesi için oluşturduğu bir ittifak ama birbirlerini yemekten pek fırsat bulamıyorlar.
2.2.1.g: Diğer ırklar: Dizinin belirli bölümlerinde bunlardan hariç olarak görünen ırklar var. Ancak yukarıda belirtilenler haricinde en önemlileri Gölgeler ve İlkler’dir. Gölgeler, dizide kötüğü simgeliyor gibi görünüyorlar. Kendilerine, kendi dillerinde verdikleri isim 10.000 harften oluşuyor ve telaffuzu imkânsız (e yani). Tıpkı Vorlonlar gibi onlar da teknolojik açıdan son derece ileri, haklarında hiçbir şey bilinmiyor ve evrimsel açıdan bambaşka bir boyuttalar. İlkler ise, isimlerinden de anlaşılacağı üzere Evren’in en eski yaratıklarına verilen ortak ad. Çoğu galaksimizi terk etmiş olsa da, geride kalan birkaç tanesi (zannedersem 5 tane) var. Bunlardan bir tanesi Sigma 957 gezegeninin yakınlarında (BKZ: 1. sezon 6. bölüm). Tarafsızlar.
2.3: Önemli Karakterler:
Başlıca önemli karekterler: Lyta Alexander, Zack Allan, Alfred Bester, Marcus Cole, Vir Cotto, Delenn, Stephen Franklin, G’Kar, Michael Garibaldi, Matthew Gideon, Susan Ivanova, Warren Keffer, Kosh, Lennier, Elizabeth Lochley, Londo Mollari, Morden, Na’Toth, John Sheridan, Jeffrey Sinclair, Talia Winters. Daha sonra ayrıntılar eklenecek.
2.4: Teknoloji:
Bu bölüm daha sonra eklenecektir.
2.5: Orta Final:
Bu bölüm daha sonra ekenecektir.
Bölüm 3: Dizide Anlatılanlardan Sonrası:
Bu bölüm daha sonra eklenecektir.
Bölüm 4: Babylon 5 – Star Trek DS9 Benzerliği:
Bunları doğrudan yazmak çok uzun süreceğinden ve dizi zevkinizi mahvedeceğinden tam listeyi buradaki sayfadan alabilirsiniz. Kaynak İngilizcedir.
Bölüm 5: Esin Kaynakları:
Bu bölüm daha sonra eklenecektir.
Bölüm 6: Keyifli Bilgiler
Bu bölüm daha sonra eklenecektir.
Alıntı: EgoMaster